MAKALELER

Aynaya Baktığımızda Ne Görürüz?

Aynaya Baktığımızda Ne Görürüz?

1973'te, Beulah Amsterdam adlı ilginç bir psikolog, bebeklerin aynada kendilerini tanıyıp tanımadığını öğrenmek istiyorlardı. Bu bilmeceyi çözmek için ayna testini kullandı. İlk olarak, bebeğin burnuna biraz ruj sürüldü. İkinci olarak bebek aynanın karşısına kondu ve gözlem başladı.

6-12 aylık bebekler kim olduklarını anlamayarak aynadaki yansımalarıyla oynamak istedi. 12 – 24 aylık bebekler daha temkinli yaklaştılar. 24 aylık bbekler ise burunlarındaki ruj lekesini silmeye çalıştı.

Çocuklardan farklı olarak yetişkinler aynaya baktığında aşağıdakiler düşünülüyor;

1. Ölmüş halini düşünmek

2. Vücudunu yeterince iyi geliştirip geliştiremediğini düşünmek. (genelde yetersiz bulur.)

3. Görünüşünün diğer insanlardan farkını düşünmek

Son madde bu listedeki anahtar maddedir. Ekonomist Roberd Frank, insanların diğerlerine ilişkin durumlarının ciddi kaygı yarattığını söyler.

Bununla beraber kendimizle ve başkalarıyla ilgili değerlendirmelerimiz kıyaslandığında bu kıyas çevre, psikoloji ve biyolojiden etkileniyor. Mesela üzgünken kendimizi ortalama güzellikteki insanlarla kıyaslamak yerine modellerle kıyaslarız. Çevresel değişiklikler, loş ışık gibi, içinizdeki tartışmaları susturabilir.

Uyandığınızda nasıl göründüğünüzü hatırlayın.

18 ile 44 yaş arasında 2500 Amerikalı evli veya biriye yaşayan çocuksuz kadınlara sabah uyanınca nasıl göründükleri sorulunca %60’ı yorgun görünüyorum diye yanıtlamış. Aynı yaş aralığında ve aynı şartlarda erkekekerin ise %30 u yorgun göründüğünü belirtmiş.

18 yaş üstü yetişkinlerde diğer bulgular da şu şekildedir:

Kadınların %24’ü ve erkeklerin %27’si dağılmış dökülmüş ve beyaz saçlı olarak görmüş kendilerini.

Kadınların %4 ü ve erkeklerin %3 ü depresif göründüğünü söylemiş.

Kadınların %10 u ve erkeklerin %16’sı iyi göründüğünü söylemiş.

Yansımalarımız hakkında doğal olarak kendimiz hakkında nasıl daha olumlu düşünebiliriz? Bu konuda aşağıdaki gibi birkaç öneri takip edilebilir.

1. Horlama ihtimalini azaltın. Horlama kadınların %40’ında erkeklerin ise %24 ünde biyolojik bir sebepten kaynaklanmaktadır. Horlama, formumuzu koruyarak azaltılabilir. Yorgunluk horlamayı arttıran etkenler arasındadır. Yastığınızda veya yatak odanızda alerjiniz olan bir maddenin olmadığından emin olun.

2. Sorumlulukları yaşadığınız kişilerle paylaşın. İş bölümü yapın. Çalışmadaki kadınların hepsi işleri daha fazla üstlendiklerini bildirmişlerdir.

3. Kaliteli uyuyun. Uyku uzmanı Andrew Hall, kaliteli uyku için; geceleri uyarıcı aktivitelerin azaltılması gerektiğini, bilgisayar veya televizyonu gece saatlerinde izlememeyi, alkol kullanmamayı, ışıkların kısılması gerektiğini söylüyor.

Yukarıdaki adımları dikkate alarak sabah daha mutlu ve aynadaki yansımanız ile daha barışık bir şekilde uyanabilirsiniz. İyi uykular.

Not: bu yazı Psychcenter adlı siteden faydalanarak oluşturulmuştur.

Psk. Seda Nur Bilici

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.