MAKALELER

Babanın Davranışları, Çocukların Özgüvenini Nasıl Etkiliyor?

Babanın Davranışları, Çocukların Özgüvenini Nasıl Etkiliyor?

Baba olmak erkeğin hayatındaki en önemli virajlardan biridir. Kendiyle yüzleştiren, çaresizlik ve çıkmazlar yaşatan, büyümek ve olgunlaşmak durumunda bırakan bir süreçtir. Hayat boyu sürecek, sürekli öğrenmeyi ve tekrar tekrar denemeyi gerektiren, doğrusunu öğreninceye kadar çabaladığın bir durumdur baba olmak…

Bizim kültürümüzde baba, çocukları ve ailesi için çalışır, işe gider, para kazanır, onların geçimini sağlar. Bütün gün evin dışındadır. Akşam yorgun argın eve gelir, hürmet ve saygı görmek ister. Hatta sessizlik ve sükunet olsun, mümkünse çocukların karnı doyurulmuş ve uyutulmuş olsun diye talep eder.

Toplumsal yapımızda babalar fazla konuşmaz, çocuklarla yüz göz olmaz, açıktan severek şımartmaz, hatta uyurken sever, söyleyeceklerini anne üzerinden duyurur. Çocuklar da babaya doğrudan ifade edemediklerini önce anneye söyler, onun da babaya iletmesini isterler. Baba fazla konuşmaz, oyun oynamaz, ağırlığı olan, kendisinden korkulan ve yanında ses yükselmeyen biri olarak algılanır.

Yaşadığımız çağda babalık rolünde değişimler yaşansa da, kendi babalarımızın hayatımızdaki etkisi hala devam ediyor. Babamız ilk modelimiz, ne kadar fark etmesek de onu görerek ve taklit ederek baba olmayı öğreniyoruz. Çocuğumuzla daha yakın ve sıcak bir ilişki kurmak istesek de, alıştığımız ve yıllarca şartlandığımız bu davranış şekilleri bizim üzerimizde varlığını sürdürüyor. Babamız gibi sert davrandığımızda pişman olup, değiştirmeye, deneme yanılmalarla doğru davranmayı ve iyi baba olmayı öğrenmeye çalışıyoruz.

Babamız arkamızdaki dağ gibi, dış hayatı, özgüveni ve kendinden hoşnut olmayı temsil eder. Babasıyla arası iyi olan, sevgisini hisseden, onunla oyun oynayan, birlikte özel vakit geçirebilen çocuklar daha özgüvenli olurlar. Aşırı sert davranan, ani öfke ve bağırma tepkileri veren babaların çocukları, genelllikle daha tedirgin ve çekimser bir kişilik yapısı geliştirebilirler.

Bir babanın çocukları için çalışması kadar, onlarla oynaması, sevmesi ve çocuklarıyla vakit geçirmesi de çok önemlidir. Erkek çocuk için babasıyla evde tamir yapmak, dışarıdaki işleri halletmek, baba oğul işe gitmek, onun için en özel anları oluşturur.

Babası onun kahramanıdır. Onun yanında olmak, onunla vakit geçirmek kendisini daha güçlü ve yeterli hissettirir. Kız çocuğu için, hayatında tanıdığı ilk erkek babasıdır. Daha sonraki seçimlerinde, özellikle de eş seçiminde ve eşiyle iletişiminde babasıyla ilişkisinin etkileri büyüktür.

Aynı zamanda babaların çocukları için yapacağı en değerli şeylerden birisi de, onların annesini yani eşini sevmesi, onunla iyi geçinmesidir. Ev ortamında huzurun ve mutluluğun olması çocuklara güven verir, kendilerini emniyette hissederler. Ama sürekli kavga edilen bir evde çocuklar korkar, geleceğe dair endişe duyar ve kendilerini güvende hissedemezler.

Bu sebeple iyi baba olmak, onların rızkını kazanmak için çalışmak kadar, onları sevmeyi, sevdiğini belli etmeyi, birlikte vakit geçirmeyi ve oynamayı da gerekli kılar. Baba olmak emniyet duygusu yanında otoriteyi de temsil eder. Çocuk büyürken özgürlük kadar sağlıklı sınırlara ve kurallara da ihtiyaç duyar. Günümüzde babalar ya çok fazla esnek ya da çok ani tepkiler gösteriyor. Çoğu zaman otorite olmak, kurallar koymak ve bu sınırları devam ettirmek anneye kalıyor. Anne çocuk arasındaki iletişim söylenme şekline dönüşüyor. Anne her seferinde daha fazla artan bir tonda bağırıyor ve sonuçta ilişki geriliyor. Pişmanlıklar, her gün tekrarlanan uyarılar, yapılmayan davranışlar iletişimi istenmeyen bir yere doğru sürüklüyor.

Anne babanın konulan kurallar ve alınan kararlarda aynı tarafta olması, benzer yöntemler uygulaması, ekip olduklarını çocuğa hissettirmesi gerekir. Böylece çocukla daha sağlıklı bir iletişim şekli kurulabilmiş olur. Anne ve babanın çocuğa kazandırdığı tutum ve davranışlar birbirinden farklıdır. Her ikisi de hayatın ve insanın ayrı taraflarına model olurlar. Özgüven, kendini emniyette hissetme, soğukkanlı davranabilme ve kararlar alabilme gibi daha bir çok şey babayla ilişki içinde öğrenilirken, duygularını fark etme, bunları ifade edebilme, empati kurabilme gibi beceriler de anneyle iletişim içinde zamanla öğrenilir. Bu yüzden her ikisinin de varlığı ve nasıl davrandıkları çok önemlidir.

Zaten anne baba olmak bir çocuğu büyütürken, kendini de sürekli değiştirmeye çalışmaktır…

 

Psk. Banu YAŞAR

Bahar Psikoloji İstanbul Ofisi

Psikolog – Psikoterapist

 

Psk. Banu Yaşar

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.