MAKALELER

Çocuk Cinsel İstismarı

Çocuk Cinsel İstismarı

Çocuğun aile dışından bir yetişkin ya da yaş ve gelişim bakımından kendisinden en az 6 yaş büyük bir çocuk tarafından cinsel haz amacıyla kullanılmasıdır. Bu kullanma cinsel ilişkiye zorlama şeklinde olabileceği gibi cinsel organını teşhir etme, çocuğu cinsel organlarını göstermeye zorlama, dokunma, cinsel içerikte görüntüler izletme şeklinde olabilmektedir. Cinsel istismarın her şekli çocuğa birçok açıdan zarar verir. Ancak güvenilen ve bilinen biri tarafından istismara uğramak çocuk için daha ağır sonuçlara yol açabilmektedir.

 

İstismarın kanunen evlenilmesi mümkün olmayan kişiler arasında gerçekleşmesi durumu ise Ensest olarak tanımlanır. Ensest olgusunun yaşandığı ailelerin genelde sahip oldukları bazı özellikler mevcuttur. Bunlar arasında fakirlik, alkol ve madde kullanımı, boşanma durumu,cinselliğin tabu olması, evde hasta bir ebeveynin varlığı, ebeveyn kontrolünün yetersizliği, enseste uğrayan çocuğun zeka veya fiziksel geriliğe sahip olması gibi etmenler sayılabilir. Ensest vakalarının ortaya çıkarılması toplumsal baskı ve aile bütünlüğünün bozulma endişesi gibi faktörler nedeniyle diğer istismar vakalarına göre daha yüksek oranda gizli tutulmaktadır. Ülkemizdeki ensest vakalarının büyük bir çoğunluğu da gizleme eğilimi nedeniyle ortaya çıkarılamamaktadır.

 

İstismara uğrayan çocukların yaklaşık %70’nin yaşları 2-10 arasındadır. İstismarcıların %96’sı erkek; %80’i de çocuğun tanıdığı birisidir. İstismara uğrayan çocukların cinsiyet farkları ise yok denecek kadar azdır. Yani hem kız hem erkek çocuklar hemen hemen aynı oranda cinsel istismara uğramaktadır.

 

Bilindiği üzere çocukları özellikle okul çağından sonra sürekli kontrol altında tutmak mümkün olmamaktadır. Cinsel istismar gizli bir eylem olduğundan çevre tarafından da kolaylıkla fark edilmez. Ailenin çocukla sağlıklı bir ilişki içinde olması çocuktan haberdar olmak adına önemlidir. Cinsel istismara uğrayan çocuklar ebeveynlerine (genelde annelerine sözel olan ve sözel olmayan birtakım mesajlar) verebilirler. Örneğin; “…. Abi değişik çamaşırlar giyiyor”, “beni bakıcımla yalnız bırakmayın”, “okuldaki tuvalete gitmekten korkuyorum”, kendimi kirli hissediyorum”, “nasıl hamile olunur”, “arkadaşım tacize uğradığını söylemiş ama ailesi ona inanmamış”… gibi ifadeler kullanıyorsa çocuğunuzu mutlaka dinleyin ve konuyu kapatmasını istemeyin, kesinlikle geçiştirmeyin.

 

Çocuğun bunu açıklaması durumunda bunu öğrenen ebeveynin/kişinin öfke, korku, panik duygularına kapılması çok olağan, fakat çocuğun özellikle öfke duygusunun kendine yönelik olduğunu düşünmemesi adına mümkün mertebe soğukkanlılıkla konuşmasını bitirmesini çok önemlidir. Aksi takdirde istismarın varlığının veya boyutunun ortaya çıkması engellenmiş olabilir. Özellikle çocuğa “neden” sorusuyla başlayan “neden dikkat etmedin”, “neden sakladın”, “neden engellemedin”, “neden oraya gittin” gibi sorular yöneltmeyin.

 

Size bir şeyler anlatmaya çalıştığını fark ederseniz kimsenin sizi duymayacağı ve konuşmanın bölünmeyeceği bir ortama geçin ve çocuğun göz seviyesinde oturarak onunla aktif iletişime geçin. Ona kızmayacağınız ve inanacağınız konusunda güven verin. İfade etmesini engelleyen duygusunu anlamaya çalışarak önce bu konuda onu rahatlatın. Soğukkanlı davranmanız çocuğun daha ayrıntılı konuşmasına olanak sağlar. Herhangi bir istismar sezmeniz durumunda konuşması için onu cesaretlendirecek ve rahat ifade etmesine olanak sağlayabilecek; “sana inanıyorum”, bu senin hatan değil”, “utanılacak bir şey yapmadın”, gibi ifadeler kullanın.

 

Bunu kimseyle paylaşmaması konusunda çocuğu uyarın. Bunu sizinle paylaştığı için ona teşekkür edin. Siz de gizli tutacağına teminat verin fakat gerekirse yetkililere bildireceğinizi söyleyin.

 

ÇOCUKTA CİNSEL İSTİSMARI DÜŞÜNDÜRECEK DURUMLAR

Sosyal geri çekilme

Kendisine dokunulduğunda aşırı tepki verme

Gece kâbuslarının başlaması veya artması

Okul başarısızlığı

Yaşına uygun olamayan cinsel davranışlar sergilemesi

Enürezi (alt ıslatma)

Parmak emme davranışı

Aşırı suçluluk duygusunun dışavurumu

Güvensizlik duygusunun başlaması veya artması

Korkular

Yemeye karşı isteksizlik gelişmesi

Sık sık banyo yapma isteği

Uyku bozuklukları

Cinsel içerikli oyun oynamada artış gözlenmesi

Cinsel söylemlerin başlaması veya artması

 

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMIŞ ÇOCUKLARDA İLERİ YAŞALARDA GÖRÜLEBİLECEK SORUNLAR

Psikolojik: Depresyon. Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu, Çoklu Kişilik Bozukluğu, Sosyal Fobi, Madde Kötüye Kullanımı, Cinsel İşlev Bozuklukları, İntihar düşüncesi veya girişimi.

Sosyal: Güvensizlik, arkadaş edinememe, evlilik ve cinsellikle ilgili olumsuz düşünceler, kendi çocuğunu istismar etme eğilimi, uyum problemleri.

 

Cinsel istismar sadece fiziksel teması içermediğinden yukarıda bahsedilen belirtilerden bir veya birkaçı her türlü istismarda görülebilecek sorunlardır. Bu sorunların şiddeti ise; istismarın sıklığı, istismarcının tanıdık olması, fiziksel zorlamanın varlığı, istismarın uzun süreli olması, engelleyemediğine yönelik suçluluk duygusu gibi etmenler ile artabilmektedir.

Tüm bu sorunların tedavisinin mümkün olmasına karşın her şeyden önce yapılması gereken şey çocuğu istismardan korumak ile çocuğa yaşına ve gelişim düzeyine göre korunma yollarını öğretmektir. Bunun için çocuğa aile içinde verilen “mahremiyet eğitimi” büyük önem taşır.

 

Mahremiyet Eğitimi’nin altın kuralı; Bedenim Bana Aittir

*) Dört yaş itibariyle çocuğa bedenin kendine ait olduğu, özel bölgelerine kimsenin izinsiz dokunmaması gerektiği bilinci verilmelidir. Aile bireylerinin çocuğu öperken dahi -her defasında olmasa da- izin istemesi çocuktaki bu bilinci geliştirir. Örneğin çocuğun üzerini değiştirirken ne yapacağınızı ona ifade edip hızlı veya öfkeli biçimde bu eylemleri gerçekleştirmeyin. Sizin çocuğa böyle davranmanız durumu normal karşılamasına ve dışarıdan gelecek böyle bir davranışa da tepkisiz kalmasına neden olur.

*) Tuvalet temizliğini çocuk kendi yapacak yaşa gelene kadar anne yapmalı okulda ise bakıcı abla veya öğretmeni dışında kimsenin yapmamasına özen gösterilmelidir. Herkesin özel bölgesini görme ve buralara dokunma izni olmadığını bilmelidir.

*) Çocuk giyinirken kapı tıklanmalı; evde bu sınırların net olması gereklidir.

*) Uygunsuz kıyafetle çocuğun yanında durulmamalıdır.

*) Banyo yapılırken kapının kapalı tutulması, çocuğu siz yıkıyorsanız bile “nasılsa çocuk” demeyip diğer aile bireylerine açık şekilde olmaması çocuğun mahremiyet duygusunun gelişmesine neden olacak diğer bir etmendir.

*) Çocukların özellikle dört yaşından itibaren evde çırılçıplak gezmesine müsaade edilmemelidir. Bu davranış çocuğun başka yerlerde kıyafetinin olmamasından rahatsız olmasına neden olacaktır. Aynı şeklide bedenin kendine ait ve özel olduğu bilinci yerleşecektir.

*) Çocuklar dudaklarından öpülmemeli, çocuk istediğinde ise bunun çocuklarla yapılmaması gereken bir davranış olduğu ifade edilmelidir.

*) Çocuklar başkalarının yanında giydirilip soydurulmamalı, başka bir odada kapı kapatılarak yapılmalıdır.

Psk. Ayşe Manap

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.