MAKALELER

Çocuklarda Davranış Problemleri Doç.Dr.Murat Coşkun

Çocuklarda Davranış Problemleri Doç.Dr.Murat Coşkun

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMLERİ ÜZERİNE PSİKİYATRİST DOÇ. DR. MURAT COŞKUN İLE KONUŞTUK

Çocukların kötü huylar edinmiş olması ve bunların ciddi oranda kendilerin ve çevrelerine zarar vermesi toplum için de aileleri için de büyük bir problem. Kötü alışkanlıklar nasıl oluşur, nasıl gelişir ve başa çıkmak için neler yapılmalıdır? Aileler için bu soruların cevaplarını Çocuk ve Ergen Psikiyatris Murat Coşkun ile konuştuk.

Murat Coşkun, 2009 yılında, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalından “Pediyatrik Bipolar Bozuklukta Psikiyatrik Eş Tanılar" teziyle uzmanlığını aldı. School of Child and Adolescent Neuropsychopharmacology, Key to the Succesful Conduct of Clinical Trial, Yapılandırılmış Görüşme Teknikleri (K-SADS-PL), Evidence Based Clinical Research: Design-Analysis-Publication for Creating Evidence in Psychiatry, Kişilik Bozukluklarında Kognitif Davranış Terapiler, Bilişsel Davranışçı Terapiler sertifika eğitimi programlarına katılmıştır. 01.01.2010 - 01.03.2012 tarihlerinde Trabzon Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde uzman doktor olarak çalışmıştır. 15.09.2014 tarihlerinden beri İstanbul Tıp Fakültesi’nde Doç Dr. olarak ve Yeşilay Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Merkezi Müdürü olarak çalışmaya devam etmektedir. Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.

SADECE PSİKOLOJİ: Davranım Bozukluğu nedir?

MURAT COŞKUN: Davranım Bozukluğu, çocuklarda davranışla ilgili problemlerin DSM 5 Tanı Kriterini karşılağı zaman konulan tıbbi bir tanıdır . Doktorlar davranış problemiyle gelen her çocuğa Davranım Bozukluğu tanısı koymaz. Yapılan yaramazlıklar, uyum problemleri, yalan, hırsızlık gibi davranışlar çocuklarda davranış problemi olarak ele alınmakta. Fakat bunları yapan her çocukta Davranım Bozukluğu olduğunu söyleyemeyiz. Fakat davranım bozukluğu çok daha ciddi ve yetişkinlik döneminde antisosyal kişilik bozukluğuna dönüşebilecek bir tablo. Davranım Bozukluğu olan çocukları diğerlerinden ayırt eden en önemli nokta yaptıklarından dolayı pişmanlık duymamalarıdır. Kasti bir davranış vardır. Sonuçlarını bile bile yaparlar ve pişman olmazlar. Diğer insanların yerlerine kendilerini koyabilme yetenekleri gelişmemiştir. Kötü aile ve kötü çevre Davranım Bozukluğunun oluşmasına ve yerleşmesine sebep olan faktörlerin başında geliyor. Çocuk kötü aile ve kötü çevre koşullarında büyüdüğünde bunun bir kişilik bozukluğuna dönüşme ihtimali de artıyor.

SADECE PSİKOLOJİ: Davranım Bozukluğunu tetikleyen etmenler nelerdir?

MURAT COŞKUN: Davranım bozukluğunun nasıl geliştiğini anlatacak olursak eğitimli bir anne gebelik döneminde sigara içiyor olsun. Yani sigara içmenin çocuğa zararlı olduğunu biliyor olsun. Bunun bilinmeme ihtimali çok düşüktür ama mecburi hizmette hiç bilmeyenlerle karşılaşmıştım. Sigara içmenin bebeğe zarar verdiğini bilen ve bile bile içen bir annede davranım bozukluğu olma ihtimali yüksektir. Daha doğmamış bir bebeğe zarar vermeyi göze alan bir annenin beyniyle genç bir kıza tecavüz edip öldüren psikopatın beyni arasında bir fark yoktur. O da savunmasız genç bir insana tecavüz edip öldürmüş oluyor sigara içmeye devam eden gebeler de savunmasız bir varlığa zarar verdiğini bile bile içmeye devam ediyor. Davranım bozukluğunda en önemli faktörün kötü aile ve kötü çevre olduğunu söylemiştik. Kötü aile buradan başlıyor işte. Bu çocuk bu anneden doğduktan sonra gebeliğinde ona zarar vermeyi göze almış kötü, duygusuz, merhametsiz bir anne tarafından büyütülecek. O zaman bile çocuğa zarar vermiş bir anneyse sonrasında iyi bir anne olabilmesi mümkün değil. Kötü aile gebelikte başlıyor. Gebelikte sigara içmek davranış bozukluğuna yol açan önemli bir faktör. En belirginlerinden biridir sigara. Alkol de buna dahil. Kötü aile dediğimiz durumda anne babaların kişilik bozukluklarının olması, psikiyatrik bozukluklarının olması gibi sorunlardan bahsedebiliriz. Kötü anne baba demek sanılanın aksine iyi terbiye edememek değildir. Daha gebelikte biyolojik olarak verdiği zararlardır. Anne babanın çocuk yetiştirme konusunda tutarsız, yetersiz olmuş olması da davranım bozukluğunu etkiler. Hatta tutarsızlığı, yetersizliği de bir kenara bırakalım çocuğu kötü etkileyen aileler de vardır. Bir anne baba gündelik hayatında şiddeti sorunları çözmek için kullanıyorsa, çocuk da şiddeti sorunları çözen bir davranış olarak öğrenecektir. Kötü aile dediğimiz zaman ailenin çocuk üzerindeki her türlü kötü etkisini anlatmış oluyoruz. İkinci bir faktör ise Yeni Zelanda’da yapılmış bir çalışmadan kaynaklanarak söylüyorum, kötü arkadaş çevresidir. Davranım bozukluğunun tıbbi anlamda söyleyebileceğimiz en önemli sebepleri kötü aile ve kötü çevredir. Bu çocuklar kendileri gibi olanı bulma ve onlarla hareket etme eğilimi yüksek çocuklar. Okuldan kaçmaya başladığında kütüphaneye ya da ders çalışmaya gitmezler. Kendileri gibi sorunlu çocukları buluyorlar. Ve sisteme müdahale edilmiyorsa sorunlar artarak devam ediyor ve kişilik bozukluğuna doğru eviriliyor. Bu çocukların %50’sinde Antisosyal Kişilik Bozukluğu gelişiyor. Diğer yarısında ise davranım bozukluğu düzeyinde devam ediyor. 18 yaşından sonra da davranım bozukluğu devam edebilir.

SADECE PSİKOLOJİ: Davranım Bozukluğunun tedavisinde ne gibi yöntemler kullanılır?

MURAT COŞKUN: Davranım bozukluğunda ilaç tedavisi ve ilaç dışı olarak iki farklı yöntem var. Psikiyatrik bozuklukların çoğunda ilaç tedavisi ilaç dışı tedavilere göre daha etkilidir. Bunu söyleyemediğimiz az sayıda yerlerden biri Davranım Bozukluğudur. Diğer psikiyatrik bozukluklarda tanı konduktan sonra ilaç tedavisine başlanır ve kontrolleri takip edilerek ilerleme kaydedilir. Fakat davranım bozukluğu biraz daha sosyal değişkenlerle ilgilidir. Öfke ve saldırganlık için ilaç kullanıyoruz ve etkili de oluyor. Davranım bozukluğunda anne ve babaya danışmanlıktan başlamak tek tek sorunlu davranışların nasıl yok edileceğine ve yerlerine nelerin konulabileceğine dair stratejilerin öğretilmesi gerekiyor. Ailenin çocuklarını kötü etkileyen durumları keşfetmesi gerekiyor. Dışsal faktörleri fark etmek düzenlemek gerekiyor. Düzelmesi çok kolay bir durum değil. Davranım bozukluğu olan çocukta bunun yanı sıra başka problemler de olabilir. Madde kullanımı olabilir, hiperaktivite olabilir, tek başına ortaya çıkmıyor. En çok kaygı bozukluğuyla, depresyonla, hiperaktivite ile birlikte görülüyor. Çoğu ergenlik çağında sokakta madde kullanıyor. Aile ve sosyal çevre düzeltilemediyse maalesef devam ediyor. Bu durum yalnızca psikoloğun ve psikiyatrın çözebileceği bir durum değildir. Ailenin de düzenlenmesi gerekiyor. Ailenin de çocuğun hayatına dokunabileceği çok geniş bir düzenlemenin yapılması gerekiyor. Pratikte ise biz ilaç verip vermeyeceğimize karar veriyoruz. Tabi ilacı da çok sevdiğimizden değil. En kolay ve yerine göre en etkili seçenek olduğu için kullanıyoruz. İlaçla çocuğa yardımcı olabilecek miyiz, diye bakarız. Daha sonra aileyi, eğitimciyle, pedagokla ya da psikologla birlikte bu çocuğun sorunlarıyla nasıl baş edebileceklerini öğrenmeleri için uzun bir yolculuğa gönderiyorum.

SADECE PSİKOLOJİ: Davranım Bozukluğu çok sık karşılaşılan bir problem mi?

MURAT COŞKUN: Dünyanın her tarafında psikiyatri kliniklerine en çok başvuru davranış problemleri sebebiyle oluyor. Fakat sinirli, hırçın, öfkeli her çocuğa biz hemen davranım bozukluğu demiyoruz. Birçok farklı sebepten davranış problemi gözleniyor olabilir. Ayırıcı tanısına bakıp tanıya göre tedavi planlamak gerekir. Bir klinisyen tarafından muhakkak görülüp ayırıcı tanısına bakıp davranışın altında yatan sebebin ne olduğu ortaya çıkarılmalıdır.

SADECE PSİKOLOJİ: Aileler neler yapabilir bu konuda?

MURAT COŞKUN: Aileler öncelikle kendilerinden başlayarak bir çözüm geliştirebilir. Örneğin yalan söyleyen, öfkeli, sinirli bir anne babanın çocuğundan çok iyi olmasını beklemek gibi gerçek dışı hedeflerin olmaması gerekir. Anne babalar çocuklarına doğru örnek olabilmekle başlayıp çocukta etkili olabilir. Dürtü ve davranış kontrolü dediğimiz şey çocukta okul öncesi dönemde aileden görerek başlar. Öğrenmeye en açık olduğu ve dürtülerinin en yoğun olduğu dönemde bunları kontrol etmeyi öğreniyor. Yaşayarak görerek bunları geliştir. Yaramazlık yaptığında, arkadaşlarına vurduğunda ebeveyn onu engelleyince arkadaşa vurulmayacağını öğreniyor. Bir de kavga gürültü olan ev ortamını düşünün çocuk onu görerek büyüyecek. Çocuğun zihnindeki ilk imajlar bunlar olmuş olacak. 3, 4 yaşında öfke ve şiddet görmüş bununla problemlerin bir şekilde halledilmeye çalışıldığına şahit olan çocuklara daha büyük yaşlarda, şiddet işe yaramıyor, demek çok işe yaramaz. Çünkü zihnindeki ilk imgeler kötü davranışlar olmuş oluyor. Anne babalar kendileriyle ilgili sorunlara odaklanabilmeli. Kendi davranışlarının çocuğu nasıl etkileyebileceğiyle ilgili sorumluluk sahibi olmalılar. Yerine göre sadece çocuk için bile, aman çocuk etkilenmesin, diye kendini durdurabilmeli. Zaten anne-baba bu duyarlılığı gösterecekse kötü anne-baba olma ihtimali düşüktür. Davranım bozukluğuna yol açabilecek ailelerde zaten sağduyu düşük oluyor. Sonrasında anne babanın inisiyatif alabilmesi, anne babanın ortak tutum geliştirmesi gerekir. Televizyon, bilgisayar gibi kötü davranışların gelişmesine sebep olabilecek kanalların kontrol altında tutulması gerekiyor. Yine son olarak aile yardım aramalı. Profesyonellere başvurmalı. Yapılan bir hata varsa eğer zaman ve para harcayarak bunu düzeltmeye çalışmaları aileye de bir bedel ödettiği için aile açısından da daha etkili olabiliyor.

Psk. Seda Nur Bilici

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.