MAKALELER

Çocuklarda Takıntıları Prof. Dr. Meral Berkem İle Konuştuk

Çocuklarda Takıntıları Prof. Dr. Meral Berkem İle Konuştuk

Çocukların ve ailelerin yaşamlarını ciddi oranda etkileyen ruhsal sıkıntılardan birisi de takıntılar. Takıntı halini almış davranışlar veya düşüncelerin takıntı haline gelmesi çok sık karşılaşılan ve çok iyi tanınmayan problemlerden biri. Çocukluk çağı takıntılarıyla ilgili olarak Prof. Dr. Meral Berkem ile faydalı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Prof. Dr. Meral Berkem, ortaöğrenimini 1971 yılında TED Ankara Kolejinde tamamladıktan sonra Hacettepe Tıp Fakültesine girmiş, 1977 yılında mezun olmuştur. Birinci ihtisasını Hacettepe Tıp Fakültesi psikiyatri Anabilim Dalında yaparak 1981 yılında Erişkin Psikiyatrisi Uzmanı olmuştur. İkinci ihtisasını İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bilim dalında yapmış, 1989 yılında Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı unvanını almıştır. 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp fakültesinde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurma çalışmalarına başlamıştır. 1995 yılında Doçent, 2000 yılında profesör unvanı almıştır. Çocuk ve Ergen Ruh sağlığı alanında uluslararası katılımlı bilimsel kongrelerin başkanlığını yapmıştır. Yurt içi ve yurt dışı kongrelerde çok sayıda sunumları ve yayınları vardır. 1990-2012 yılları arasında 22 yıl boyunca Marmara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı kurucu başkanı olarak görev yapmıştır. 2012 yılından itibaren çalışmalarını kendi özel muayenehanesinde sürdürmekte, danışanlarını kabul etmektedir.

SADECE PSİKOLOJİ: Takıntı için belirli bir yaş dönemi var mıdır? Takıntı kavramı ile ne ifade edilmektedir?

PROF. DR. MERAL BERKEM: Takıntı ergen, çocuk veya yetişkinlerde yani her yaştan insanda ortaya çıkabilecek bir problem. Takıntılar düşünce tarzında ise obsesyon, harekete dönüşmüşse kompulsiyon denir. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar genelde birlikte görülmekte. Fakat çocuk çağındaki takıntılardan bahsedecek olursak her zaman birlikte görülmeyebilir. Çocukluk çağı takıntıları zannedilenden çok daha fazladır. Maalesef ki takıntılara en fazla erişkin döneminde tanı konmakta. Yaşam boyu sağlıklı insanlarda %1 ile %3 arası takıntılar ortaya çıkıyor. Fakat bütün takıntılar hayatı aynı derecede etkilemiyor. Fakat OKB tanısı konan kişilerin yarısıyla 3 te 1’i arasındaki bireylerde sorunların çocukluk döneminde başladığı gözlenmekte .

Toplumumuzun %60’ında takıntı belirtileri gözleniyor fakat her takıntıya tanı koymuyoruz. Fakat ruh sağlığını etkileyen ciddi durumlarda, erken yaşlarda takıntıları fark etmek ve uygun tedaviye başlamak her zaman için avantaj sağlamakta. Erken tanı bireyin hayat kalitesini yükseltmekte. Zannedildiğinden daha erken yaşlarda takıntılar gözlenebildiğinden dolayı ailenin dikkatli olması gerekmekte.

SADECE PSİKOLOJİ: Aile, çocukta takıntılar olduğunu nasıl fark eder?

PROF. DR. MERAL BERKEM: Aileler çocuklarına dikkatli bir gözle bakmayı öğrenmelidir. Çocuk eğer her şeyden nem kapıyorsa, yaşanan problemleri hemen üzerine alınıyorsa bundan şüphelenmelidir. Takıntılı bir çocuk televizyonda salgın hastalıklarla ilgili bir haber çıktığında; “Anne hastalanır mıyım ?” diye tedirgin olur. İnatçılık veya huysuzlukla karıştırılabilir. Fakat çocuk gerçek temeli olmayan yüksek düzeyde kaygılar yaşamaktadır o esnada. Karşıdaki çöp kutusundan kendisine mikrop bulaşacağını düşünür mesela. Her şeyi düzeltme ihtiyacı hissederler. Oyuncaklarına kimse ellesin istemez. Düzenlerinin değiştiğini hemen fark eder. En önemlisi kendi kafalarındaki doğrunun kalıplarına maddeleri tam olarak uydurmak isterler. Bardağın biraz ileride biraz geride değil zihinlerinden geçirdikleri noktada durmasını isterler ve böyle olmadığında asabileşirler. Aileler bu çocukların neden bağırdıklarını anlamazlar. Çocuğum çok inatçı, diye şikayet ederler genelde. Ya da huysuz olarak tanımlarlar. Fakat bu çocukların organik bir bozukluktan dolayı bu şekilde davranabileceklerini akıllarından çıkarmamaları gerekir.

SADECE PSİKOLOJİ: Takıntının kabul edilebilir mi yoksa ciddi bir sorun mu olduğu nasıl anlaşılır?

PROF. DR. MERAL BERKEM: Eğer çocuğun hayatı ciddi oranda zorlaşmışsa, rutinleri yüzünden okula devamlı gecikiyorsa, hırkasını bulamadı diye okula gitmeyi reddediyorsa, TV’de duyduğu bir olaya aşırı tepki veriyorsa, hayat kalitesi ciddi oranda düşmüşse biz burada ruhsal bir problemden bahsedebiliriz. Yani işlevsellik ve sosyalleşme alanında ciddi problemlerin ortaya çıkması takıntılarda yardım alınmasına dair önemli bir ipucudur.

SADECE PSİKOLOJİ: Takıntıların oluşumunda etkili olan sebepler nelerdir?

PROF. DR. MERAL BERKEM: Takıntıların ortaya çıkışında ailesel aktarım en önemli etkendir. Bu aktarımın genlerle ilgisi henüz ortaya çıkarılmamıştır fakat ailesinde takıntı olan çocuklarda da takıntı oraya çıkabildiği bilinmektedir. Ağır ruhsal travmalar ve ciddi beyin hasarları da takıntılara sebep olabilmektedir. Çocukluk takıntıları %60-80 oranında başka bir çocukluk çağı bozukluğuyla beraber görülür. Tikler, Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite, diğer kaygı bozuklukları yeme bozuklukları gibi problemlerle beraber görülmektedir. Yanlış yaklaşım ve tedavinin gecikmesi belirtilerin artmasına ve hastalık seyrinin ağırlaşmasına sebep olur.

SADECE PSİKOLOJİ: Tedavisinde ne gibi yöntemler etkili olmaktadır?

PROF. DR. MERAL BERKEM: Ruh hastalıklarının çoğu ölümcül olmadığı için bireyler yardım aramayı biraz geciktirebiliyor. Ruh hastalıklarının tek olumlu yönü belki de ölümcül olmamasıdır fakat yaşam kalitesini çok ciddi oranda etkiler. Öldürmez ama süründürür. Tedavide ilk adım ailelerin bilinçli olmasından geçer. Çocuklarda yukarıda saydığımız belirtiler mevcut ise ailenin çocuğu bir psikiyatri uzmanına götürmesi gerekir. Biz muayene esnasında aile değerlendirmesine büyük önem veririz. Aile yapısını anlamaya çalışırız. Daha sonra çocuğa uygun ilaçla beraber aile eğitimine başlarız. Çocuklara takıntılarla alakalı altı yaşından itibaren verilebilen çok yararlı ilaçlar mevcut. Yine ilacın yanında bilişsel –davranışçı terapiden faydalanırız. Fakat belirttiğimiz gibi aile kritik bir öneme sahiptir. Bizlerin verdiği ilaçlar ailenin yardımı olmadan çok etkili olmuyor. Aileyi eğitmek doğru yönlendirmek ve uygun davranışları öğrenmesini sağlamak gerekir.

SADECE PSİKOLOJİ: Ailelerin bu konuda yapabilecekleri hakkında neler söylersiniz?

PROF. DR. MERAL BERKEM: İnatçı, titiz, her şey istediği gibi olsun diye direten çocuklarda takıntılardan şüphelenebilir aileler. Fakat aile içinde de takıntı arttırıcı davranışların olmamasına özen gösterilmeli. Mesela titiz bir anne çocuğuna iki defa üst üste ellerini yıkattırırsa çocukta takıntı ortaya çıkabilir. Özellikle annelerin biraz daha esnek olması ve çocuğuna esneklik konusunda rol model olması gerekir. Annenin de evhamlı olup sürekli endişe içinde olması çocuğu kaygılandırabilir. Bu sebeple çocuğun yanında verilen tepkilerin ölçülü ve dikkatli olması gerekmektedir. Aileler çocuğunda bir anda değişim görmek isteyebilirler fakat ruhsal problemlerin tedavisi sabır gerektirir. Ayları yılları bulabilir. Bu sebeple sabırlı olmaları gerekmektedir.

Psk. Seda Nur Bilici

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.