MAKALELER

Elemini kederini estetik forma dönüştür

Elemini kederini estetik forma dönüştür

Psikoloji alanında yeni bir tedavi yöntemi var: Sanat terapi. Bu teknik tedavisi çok zor hastalıkların iyileşme sürecini ciddi derecede olumlu etkiliyor. Terapiye katılmak için hasta olmanız gerekmiyor. İsteyen herkes içindeki sıkıntıları, korkuları veya problemli duygularını estetik forma dönüştürebilir.

Psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde normal terapi dışında deneysel tedaviler de uygulandığını hepimiz biliyoruz. Sanat terapi bu deneysel ve destekleyici tedaviler arasında en tanınanı. Yine de ülkemizde gelişmeye yeni başlamış bakir bir alan. Sanat terapiye lisans yıllarında ilgi duymaya başlayan ve yüksek lisansını bu alanda yapan Ayşe Kaya Göktepe önemli akademisyenlerden biri. Uzman klinik psikolog Göktepe, tezini Sanat Terapi isminde bir kitaba dönüştürmüş. Biz de bir araya gelelim, sanat terapiyi konuşalım dedik. Sanat terapi sayesinde hastalar dışa vuramadıkları hislerini resim çizerek, müzik yaparak yansıtıyor. Şizofreni gibi tedavisi mümkün olmayan hastalıkların maksimum derecede iyileşmesine destek oluyor. Bu arada sanat terapiye katılmak için hasta olmanız gerekmiyor. İçinizde sıkıntılarınız, problemli duygularınız varsa siz de bunları estetik forma dönüştürebilirsiniz.

Daha net anlamamız için sanat terapinin sınırları neler, biraz bahseder misiniz?

Sanat terapi kişilerin herhangi bir sanat dalını kullanarak iç dünyalarında yaşadıkları sıkıntıları, problemli olan düşüncesi veya duygusunu dışa vurmasını sağlayan bir terapi tekniği. Bu terapi, destek, koruyucu, yan tedavi olarak literatürde ve kullanımda yer alıyor. Mesela hastanede yatan hastaya bir resim çizdiriyoruz. Sonra ondan o resmi anlatmasını istiyoruz. Aslında o yaptığı resim üzerinden kendini anlatmış oluyor. Kişi içinde yaşadığı sıkıntıyı estetik bir forma sokarak dışarı çıkarıyor. Hasta ile resim arasında bir mesafe oluşuyor. Buna estetik mesafe diyoruz. Dolayısıyla kişinin sıkıntısı tehdit edici olmayan bir forma geliyor. Belki de duygusdal blokajları aşıyor. Amaç sanatı yapmaktan çok sanat aracılığıyla ifade alanı oluşturabilmek.

YERLİ KAYNAK YOK

Sanat terapiyi araştırmaya üniversite yıllarında başlıyorsunuz. İlk başta nasıl veriler elde ettiniz?

Türkiye şartlarını düşündüğümüzde çok da somut veriler elde ettiğim söylenemez. Genelde daha çok deneyime dayalı daha bireysel ve grup bazında bilgiler vardı. Daha çok yabancı kaynaklardan yararlandım. Türkiyede bu isimde ekoller var ama hepsi daha çok deneyime dayalı. Terapist yetiştirmeye yönelik eğitimler verdiği için yazılı bir kaynak bulamadım. Sadece Nevin Özacar'ın Sözden Öte kitabı vardı. O da benim için epey bilgi sağladı.

Türkiye bu alanda çok geride mi?

Dünya ile karşılaştırdığımızda epey geride duruyoruz. Neden diye soracak olursanız şuan yaklaşık seksen yıldır almanyada sanatla terapi çalışılıyor otizmli çocuklarla. Hatta ingilterede de otizmli çocuklarla çalışılıyor. Türkiye'de daha çok yataklı hastalarla çalışılıyor. Çapa'da Nuhan Eren hocamızın sanat terapisi kliniği var. Üsküdar Üniversitesi'ne bağlı NP İstanbul hastanesinde ergoterapi bölümü var. Alzaymer derneği var. Ve 2013 yılında sanat psikoterapilerid erneği daha yeni kuruldu. Çok bakir bir alan.

MAKSİMUM İYİLEŞME

Sanat terapi uyguladığınız bir yer var mı?

Üsküdar'da bir Psikoterapi merkezimiz var. Çocuklarla yetişkinlerle sekiz- onar kişilik gruplarla bu terapi tekniğini uyguluyorum. Kişinin illa hasta olması gerekmiyor. Ergenlik çağında olanlar da kişisel gelişim için de gelenler var. Çünkü genel olarak farkındalık ve içgörü kazandırdığı için kişiler ilgi duyuyor.

Şizofreni tedavi edilemeyen bir hastalık. Yani tamamen iyileşme söz konusu değil. Sanat terapi o hastalara da uygulanıyor mu? Nasıl faydaları oluyor?

Şizofrenide psikoz süresinde kişilik dağılıyor. Dolayısıyla söz öncesi dediğimiz sembolik döneme geri dönmüş oluyor hasta. Sözel olarak kendilerini ifade edemiyorlar ama resimle kendilerini çok güzel ifade ediyorlar. Şayet onu açıp da anlatmasını sağlayabilirseniz. Eğer ilgi de duyuyordsa epey ilerleme görüyoruz. Eskisi gibi olacak değil tabii ama maksimum düzeyde iyileşmede etkili oluyor.


Hangi sanat dalı

Resimde görsel şifreleri çözüyorsunuz ama müzikte süreç nasıl işliyor?

Şarkı söylemekten muazzam keyif alıyorlar. Bir halka düşünün. Herkesin elinde bir darbuka oluyor. O gün herkes ne hissediyorsa onu çalıyor. Sonra grupla beraber çalıyorlar. Müzik terapi daha çok eğlence amaçlı yapılıyor. Mesela şizofreni hastasının korktuğu kelimelerden şarkı yazabilirsiniz. Normalde çok kapalılar, saatlerce susabilirler. Bu şekilde ona fayda sağlayabilirsiniz.

Hangi hastalık hangi sanat dalıyla tedavi edilebiliyor? Belli bir sanat dalı var mı şu hastalığa iyi gelir dediğiniz?

Diyelim ki katatonik bir şizofreni hastası. Bu kişinin bedensel blokajları olduğu için dans hareketleri terapisine yönlendirilmesi daha iyi oluyor. Otistik çocuklarda ritimle ve pentatonik müzikle çalışmak daha faydalı. İngiltere'de yapılan araştırmada güven hissi ve kararlılık hissi oluşturduğu tespit edilmiş. Ben kendi deneyimimden yola çıkarak söyleyeyim. Otistik bir çocukla iki buçuk ay kadar karşılıklı davul çalmıştık. Bu sürenin sonunda adıyla seslendiğimde bana bakıyordu.

Kişisel gelişim kitapları insanları hasta ediyor

Ülkemizde çok fazla kişisel gelişim kitabı basılıyor ve okunuyor. Bu kitapları okuyan insanların gerçekten kişisel geliştiğine inanıyor musunuz?

Aile, çocuk eğitimine yönelik kitaplar gerçekten faydalı. Benim tasvip etitğim kitaplar da bunlar. Büyük vatlerde bulunan kitaplara tepkiliyim. Bu insanların duygularını sömürmek oluyor. Yaşadığınız sıkıntılar bir günde oluşan şeyler değil. Geçmişleri var. Bir kitap okuyup bir çırpıda kurtulmanız mümkün değil. Çok aşırı vaatlerde bulunan kitaplardan uzak durulması gerektiğini söylüyorum. Çünkü gereçkten kişinin psikiyatriste gitmesi gerekebilir. Bu durumda kişinin daha iyi değil kötü olmasına sebep oluyor. Psikolog olmayan kişilerin yaptığı tedaviler insanları hasta ediyor. Bu sefer onları biz kliniğe yatırıyoruz. Oturup evde tek başına kişise gelişim kitabı okuyup ben peygamberim diyenler oluyor. Bir de kişisel gelişim serisi kitapların sonucunda egoist bir toplum ortaya çıktı. Herkes bencil dünyasında yaşıyor. Özgüven sahibi olmak demek egoist olmak demek değil. Bilinçli bir kişisel gelişlim okuru olmak lazım. Kim yazmış, nerelerden faydalanmış bir baksınlar.

Psk. Ayşe Kaya Göktepe

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.