MAKALELER

İlişkilerinizde Tükenmişlikten Kaçınmak İçin Tavsiyeler…

İlişkilerinizde Tükenmişlikten Kaçınmak İçin Tavsiyeler…

“Kolumu kaldıracak takatim kalmadı” “ işe gelirken ayaklarım geri geri gidiyor” “ erken uyansam da işe geç kalıyorum” “sırtımdaki yük beni çökertti” “artık dayanacak gücüm kalmadı”, “nedenini bilmediğim kramplar ve baş ağrılarım oluyor” “hiçbir şeyden zevk almıyorum”, “omuzlarımdaki yükü taşıyamıyorum” gibi cümleler pek çoğumuzun kulağına gelebilir. Bu cümleler tükenmişlik kavramının dile yansımış halleridir. Tükenmişlik iş yerinde yaşanabileceği gibi çiftler arasında, arkadaşlar arasında, anne çocuk arasında da yaşanabilir.  Tükenmişlik sendromu hakkında daha detaylı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Şimdi ise, ilişkilerde tükenmişliğin üstesinden nasıl gelebileceğinizi ele alacağız.

İşte ilişkilerinizde tükenmişlikten kaçınmak için 10 temel tavsiye!

  1. Gerçekçi olmayan beklenti ve hayat değişimleri arasında tutarsızlığın büyük olması, çift ilişkilerinde tükenmişlik doğmasına yol açar. Beklentiler ve hayatın gerçekliği arasındaki uyuşmazlığı anlamak, sevdiğiniz kişiyi suçlamaktan kurtulmanıza ve tükenmişliğe sebep olan halihazırda içinde bulunduğunuz durumu değiştirmenize olanak tanır.
  2. Aşkta tükenmişlik yavaş yavaş ilerleyen bir süreçtir. Nadir olarak aniden ortaya çıkar. İlişki dağılmadan önce tükenmişliğin başladığı noktayı tanımlamak önemlidir. Tükenmişliğin başladığı nokta: kadın veya erkeğin ”Artık dayanamıyorum” dediği noktadır.
  3. Çiftlerde tükenmişlik fiziksel, duygusal ve zihinsel tükenmişlik ile karakterize edilmiştir. Çiftlerde tükenmişliği tedavi edebilmek için bu alanlardaki semptomları tek tek tanımlamak önemlidir.
  4. Romantik aşk sonsuza dek yanacak bir ateş değildir. Bu ateşe benzin eklenmediğinde er ya da geç tükenecektir. Kıvılcım bir kez tamamen kaybolması, ölmüş bir ilişkiyi bırakmanın sinyalidir. Fakat ufacık bir köz varsa yeniden tutuşturulabilir. Tükenmişliğin pozitif değişimi tetikleyen pozitif bir gelişim olabileceğini bilmek önemlidir.
  5. Çiftlerin tükenmesi kaçınılmazdır. Bazı çiftler uzun yıllar romantik, destekleyici ve heyecanlı bir ilişkiye sahip olabilir. Bu çiftlerin ilişkisinin “kök”leri (her şeye rağmen partneriniz tarafından kabul edildiğinizi ve sevildiğinizi bilirsiniz) ve “kanat”ları (partnerinizin desteğiyle potansiyellerinize optimum düzeyde ulaşabilirsiniz) vardır. Varoluşçu yaklaşıma sahip Filozof Fromm, sevginin etkin bir eylem olduğunu, edilgen olmadığını, “alma” üzerine değil “verme” üzerine kurulu olduğunu belirtir. Etkin sevginin ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi olmak üzere dört özelliği vardır. Seven kişi sevdiğinin gelişmesi için etkin bir ilgi besler, sevgisi için emek harcar. Sorumluluk kişinin sevdiği bireyin ihtiyaçlarına gizli ya da açık olarak karşılık vermesidir. Ruhsal gereksinimlere karşı yanıt verebilecek kapasiteye sahip olmaktır. Sorumluluğun ardından saygı gelir ve saygı duymayan bir sevgi, sevdiği kişiyi olduğu gibi kabul etmeyen bir sevgi, zorbalıktan başka bir şey değildir. Sevginin dördüncü özelliği olan bilgi, kişinin sevdiği kişiyi tanımasını kapsar. Kişi tanımadığı birisine körü körüne ilgi duyar ve sorumluluk hissetmez.
  6. İlişkilerinde “kök”ler ve “kanat”lar bulunan çiftler ilişkilerini – spesifik bir kızgınlığa ya da bir özellik yerine – pozitif algılama eğilimindedir. Sizi üzen bir olay olduğunda sizi seven partnerinize karşı ve seven partnerinizin size karşı beslediği pozitif şeylere odaklanın. Kişilerin onaylanma duygusunu en çok yaşadıkları sevildiklerini bilmek değil, kendilerinin olduğu gibi sevilmesidir.
  7. Mutlu çiftler hemen hemen her şey hakkında konuşabilir. Partnerinizle aranızdaki iletişimin nitelik ve niceliğinin farkına varın!
  8. Gelişim ve çeşitlilik tükenmişliğin içinde barınan antitezlerdir. Çiftler geliştikleri sürece tükenmezler. 
  9. Eğer partnerinizin sevgi dolu, çekici ve heyecanlı birisi olmasını istiyorsanız; partnerinize sevgi dolu, çekici ve heyecanlı birisi olarak muamele edin. Bu şekilde muamele etmeniz istediğiniz özelliklerin partnerinizin davranışlarında ortaya çıkmasına ve güçlenmesine yardım edecektir.
  10. Bilinçaltımızın bilgeliği, bizim için çocuklukta çözülemeyen konuları çözebileceğimiz en uygun kişiyi seçmemiz için yönlendirir. Bu yüzden, aşık olduğumuzda kaçınılmaz olarak bizi etkileyen şeylerin, tükenmişliğe yol açması olasıdır. Partneriniz sizi deli ettiğinde, onda bulunan bu özelliğin onu sevmenize sebep olan niteliğin diğer yüzü olduğunu hatırlayın. Welwood bu durumu şöyle tanımlar: “Geçmişten gelen duygusal yaralarımızı dindirmek üzere farklı ve belli bir tarzda sevilmek isteriz. Fakat bu başkalarının kendi sevme biçimlerini bizimkine uydurmalarını gerektiğinden, olamayacak bir şeydir”. Terk edilme korkusu olan birisinin eşine yemin ettirmek ve söz verdirmek konusunda ısrarcı olması da bu sebeptendir.

Psk. Ayşe Kaya Göktepe

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.