MAKALELER

İnternet Bağımlılığı

İnternet Bağımlılığı

Teknolojinin gelişmesi, kullanımının her geçen gün daha da yaygınlaşarak yaşam alanlarımızı işgal etmesi avantaj kadar dezavatajları da beraberinde getirmektedir. Özellikle internet kullanımı ile alışverişten banka ödemelerine kadar günlük işlerimizin hemen hepsinde ciddi değişimler yaşandı. İşlemlerin çok daha hızlı ve rahat yapılabilmesi sanal dünyanın tercih edilmesindeki en büyük nedenlerden biri. Peki internet hayatımızı böyle kolaylaştırırken internet nasıl tehlikeli bir soruna dönüşüyor, neden bu konuda dikkat etmeliyiz? Hemen herkesin hayatında bir ölçüde bulunan internete bağımlı olmak nasıl bir şeydir?

İnternet Bağımlılığı Nedir?

İnternet bağımlılığı (literatürdeki diğer bir ismiyle problemli internet kullanımı) bireylerin hayatlarında internetten ötürü psikolojik, sosyolojik, ilişkisel, yaşamsal işlevler ile ilgili birtakım zorluklar yaşamasıdır. Bu durumda bireyler planladıklarından daha uzun süre internette kalarak günlük işlevlerini iş-okul-aile hayatlarını ihmal ederler. Üstelik, internetin istismarı dediğimiz durum varsa; kumar, dolandırıcılık, cinsel içerikli suç gibi sebeplerle interneti kötüye de kullanılabilirler

İnternet bağımlılığının ölçütleri nelerdir?

Henüz psikiyatri tanı kitaplarında yer almamış ve net olarak kriterleri belirlenmemiş olsa da internet bağımlılığı kavramını ortaya atan Young’ın belirlediği ölçütler dünya çapındaki araştırmalarda kullanılmaktadır. Buna göre;  internet bağımlılığı bir davranışsal bağımlılık türüdür ve dürtü kontrol bozukluğu (kişilerin kendilerini sağlıklı düzeyde kontrol edemeyip içsel dürtülerine göre davranması durumu) olarak değerlendirilmelidir. Bu bağımlılığın kriterleri şöyle sıralanabilir,

  • Zihnin yoğun düzeyde internetle meşgul olması, – İnternete bağlı kalma süresini arttırma ihtiyacı, – İnternet kullanımını istese de azaltamama, – internet kullanamayınca huzursuzluk hissetme, – İnternet kullanımı hakkında çevreye yalan söyleme (ne kadar kullandığını gizleme), – internete bağlıyken duygulanım değişikliği olması (depresyon, kaygı, aşağılanma, suçluluk gibi duygu değişimleri) .

Bu kriterleri kişiler kendilerini dikkatle gözlemleyerek fark edebilirler. Eğer kısacık bir iş için bilgisayar başına geçip saatler harcıyorsanız, bağlantısı olmayan yerlerde huzursuzsanız, çok sık şekilde e-posta kutunuzu kontrol ediyorsanız, internete girebilmek için işlerinizi aksatıyorsanız, özellikle de eş-arkadaş-aile ilişkilerinden çok sanal ilişkilerde vakit harcıyorsanız sizin riskli bir durumda olduğunuz söylenebilir.

-internet bağımlılığı ne gibi sonuçlar doğurur?

İnternetin yoğun düzeyde kullanımı henüz çok yeni olduğundan uzun vadeli sonuçlarını anlamak kısmen zor ancak ön görüler pek de iç açıcı değil. Aslında sanıldığından çok daha ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bu risklerin bir kısmı diğer bağımlılıklara (alkol-madde-tütün-kumar vb) benzer niteliktedir. Örneğin tüm bağımlılıkların ortak sonucu olan yoksunluk belirtileri vardır, kişiler kullanmadığı sürece kendilerini gergin, huzursuz hissederler. Ya da İş-okul-ev gibi temel sorumluluklarını ihmal ederek kendilerini zora sokabilirler. Ruh hallerinin değişimi bile bağımlı oldukları nesneyle ilgilidir. Kullanamayınca depresif kullanırken kontrolsüz olabilirler.Tüm Bağımlılık türlerinin bu ortak zararları dışında sadece internete özel bazı başka sorunlar da mevcut.

İlk olarak fizyolojik boyutta çok ciddi olumsuz etkisi var. Günümüzün en büyük sorunlarından obezite ne yazık ki internet bağımlılığıyla daha da tehlikeli düzeylere ulaşmaktadır. Sadece kilo artışı değil aynı zamanda kişinin daha az hareket etmesi dolaşım-sindirim gibi tüm sistemlerimizi de etkilemekte, kalp-damar hastalıklarını tetiklemektedir. Bu konuda tıp doktorları uyarılarda bulunmaktadır. Psikolojik ve sosyolojik etkiler ise en az fiziksel boyut kadar önemli.

Bağımlılarda depresyon,kaygı bozuklukları, yada kişilik bozukluklarını  görmek kuvvetle muhtemel. Diğer yandan kişide bunlar olmasa bile bağımlılıkla beraber bu bozuklukların gelişmesi de mümkün. Yani sağlıklı bir ruhsal durum için bağımlılığa karşı hassas olmalıyız. Psikolojiye etkilerini doğru tespit etmek için sosyolojik boyutu da göz önünde bulundurmalıyız. Kişiler internet kullanımıyla beraber yepyeni bir alana girmiş oldu. Artık sosyal medya sitelerinde, sanal sohbet platformlarında paylaşımlarla var olan bir nesil türedi. Gerçek dünyanın gerçek sorunlarından kaçınabilmek adına kişiler yeni sanal kimlikler edindi. İletişim çağı diye adlandırılan bu çağda ne yazık ki iletişim kanalları arttıkça sahici iletişim kurmak imkansızlaştı.  üzülerek ön görüyoruz ki;  yüzyüze kurulan ilişkinin kişiye kattığı nitelikler bundan böyle azalacaktır. İnsan kelimesinin ünsiyetten türediğini hatırlarsak ünsiyetin azalmasının insaniyette ne gibi kayıplara yol açabileceğini belki daha iyi anlarız. İnsan ancak diğerleriyle kurduğu ilişkiyle insan olabilir fakat sanal (sahte) bir kimlikle kurulan ilişkilerin bunu sağlaması imkansız görünmektedir. İnsanın öteki insanı onarıcı- eğitici- kuşatıcı gibi pek çok misyonu varken bunları sanal kimliklerle gerçekleştirmesi ya da sanal ortamdan yazışarak yapılması mümkün değildir. Klavye başına geçince başkalaşım geçiren bir kimlikle uzun vadeli, ayakları yere basan, bir ucu gönüle değen ilişkileri inşa edebilmek güç olduğu için internet çift-aile sorunlarında da çok etkin bir aktör konumundadır. ABD’de yapılan bir çalışma aldatmaların en büyük tetikleyicisinin ve boşanmalardaki en etkili üçüncü nedenin internet olduğunu ortaya koymuştur. Diğer yandan adli vakalara siber suçlu diye yeni bir kavram eklendiğini, internetin kişileri hem suça teşvik edip hem de suç için çok büyük bir mecra olduğunu da bilmekte fayda var.

Kısacası, İnternet kullanımıyla dünyamıza giren uzun bir sorun listesiyle karşı karşıyayız. Burada çok kısa değindiğimiz birkaç sonuç bile konunun ne denli önemli olduğunu göstermelidir. Hepimiz bu anlamda kendimizi ve çevremizdekileri koruma gayretinde olmalıyız.

Tedavi süreci nasıldır?

Aslında diğer bağımlılıklara benzer bir tedavi süreci vardır. Bir uzmanla  yürütülen süreçte hem davranışsal hem de zihinsel teknikler bir arada kullanılır, eğer gerekiyorsa ilaç desteğine başvurulabilir. Bağımlılıkla beraber başka ruhsal sorunlar varsa –ki genelde vardır- bunlar da tedavi edilerek sürecin kolaylaşması sağlanır. Bağımlılık tedavisi uzun soluklu, sabır ve irade isteyen bir durumdur, bu nedenle kişilerin önce kendilerinin tedaviye gönüllü olması gerekir. Diğer yandan bağımlılık kişinin kendisi tarafından fark edilmesi ve kabullenilmesi zor olan bir hastalıktır, kişiler inkara yakındırlar. Bu nedenle toplumsal bilinçlenme de hastalığın önlenmesi için mühimdir.

Kısacası eğer siz yada çevreniz bu bağımlılığın belirtilerini gösteriyorsanız bir uzman desteği almanızı şiddetle öneririm. Sonuçlarını somut olarak kısa vadede görmek zor olsa da unutulmamalı ki internet bağımlılığı eğer tedavi edilmezse çok ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Psk. Ela Reyhanlıoğlu

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.