MAKALELER

Mutlu Çocukluk, Mutlu Evlilik

Mutlu Çocukluk, Mutlu Evlilik

Mutlu bir çocukluk, kalıcı bir hazinedir. Çocuk yetiştiriyorsanız bu çok önemli bir işi üstlendiğiniz anlamına gelir. Hiç kimse çocukluğuna geri dönüp mutlu bir çocukluk yaşayamaz. Ama mutlu ve sağlıklı yetişkinlerin tecrübesinden faydalanarak mutluluk için tüyolar alabiliriz.

1930’larda ve 40’larda tıp öğrencileri Boston’un fakir mahallelerine gidip oradaki yaşlılar ile görüşmeler yaptı. He iki yılda bir aynı katılımcılarla yapılan araştırmalar sonucunda şu an 80 yaşına gelen katılımcıların mutluluk durumu tespit edilmeye çalışıldı. 40 yıl önce mutlu ilişkiler içinde olan insanların şu anda sağlıklı insanlar olduğu gözlendi. Duygusal bir acı yaşanmadığı sürece fiziksel ağrılar ruh hallerini etkilemiyordu. Sosyal bağları daha kuvvetli olan bireylerin daha az zihinsel gerileme yaşadığı gözlendi. Kendilerini güvende hissediyorlardı. Yaşam boyunca yeni arkadaşlar edinmek mutlu bir emekliliğin anahtarı olabiliyor.

Bu araştırmayı yapan Waldinger ve arkadaşları psikolog, yazar Marc Schulz ile yaptıkları bir başka çalışmada mutlu evlilikler ile mutlu geçen bir çocukluk arasında bağlantı buldu. Araştırmacılar orta yaşlı erkekler ile yaptıkları çalışmada hoş olmayan duygularla nasıl başa çıktıklarını araştırdılar. Az ya da çok uyum olarak iki farklı başa çıkma stratejisi gözlemlendi bu çalışmalarda. Mizah yapmak ya da durumu yeniden değerlendirmek, iyi uyum yeteneği ile bağlantılı çıkarken, duyguları abartmak daha az uyum yeteneği ile bağlantılı bulundu.

Daha az uyum gösteren erkeklerin güvenli evlilik eğilimi gösterdikleri gözlendi. Bir sonraki adımda çocukluk verileri de analize dahil edildi. Daha mutlu çocukluk geçirenlerin daha uyumlu stratejiler geliştirdiği ve daha mutlu bir evlilik yaşadığı ortaya kondu.

Öyleyse, ne yapmalı? İlişkilerde mizahı kullanmak ve olayı yeniden çerçevelendirme iyi bir ilişki için bize yardımcı olacaktır. Mizah güç rekabetini sonlandırmak için en iyi yoldur. Fakat düşmanca bir tavır ve fazla gurur sorunları bitiremez. Fakat şaka yoluyla karşıdakini aşağılamak da yine bir ilişkiyi zedeler. Şaka başarısız olursa üstelemeyin. Kırıcı olduğunuzda özür dileyin. Ayrıca mizah bir savunma biçimi de olabilir. Başkaları üzgün olduğunda sürekli şaka yapıyorsanız, karşınızdakine mesafe koymak için mizah kullanıyorsunuz demektir. Kendini beğenmemek harika bir şeydir fakat her zaman kendinizi aşağıda görürseniz bu, benlik saygısını düşürebilir. Yeniden çerçevelendirmek, işler yolunda gitmediğinde madalyonun arka yüzünü gösterir. Yeniden çerçevelendirdiğinizde karşınızdaki ile ilgili farklı bir algı da oluşturabilirsiniz.

Bu yazı Psychology Today adlı siteden faydalanarak oluşturuldu.

Psk. Seda Nur Bilici

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.