MAKALELER

Oyun Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı

Oyun çocukların ve aslında biz yetişkinlerin de hayatının önemli bir  parçasıdır. Özellikle çocukların gelişiminin olmazsa olmaz parçasıdır. Oyunun kurgulanması, oyunun içindeki kahramanlar, oyuncaklar hepsi çocuğun dünyası için anlamlı ögeler…  Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital dünyanın renkli ve hareketli oyunları klasik oyunlara göre çocuklara daha eğlenceli gelmektedir.

Hatta bir arkadaşımın 7 yaşındaki oğluna “haydi saklambaç oynayın” dediğinde oğlunun ona “o ezik oyunu bırak anne” demesi de bu duruma ufak bir çocuk gözüyle verilen cevaptır 

Hâl bu iken, ebeveynler olarak kontrol altında belli saatler belirleyerek çocuklarımızın bilgisayar oyunlarını oynamalarına izin verebiliriz. Ama mutlaka sınırı olmalıdır. Sınır konulduğunda çocuğun iradesini oyunun eline teslim etmemiş oluyoruz. Sınır dediysek de çok yasakçı olun, asın kesin demiyorum. Dikkatini çekecek bir başka aktivite ardından gelirse çocuğu oyundan ayırabiliriz. Oyun oynarken “gel ödevini yap” demek “o ödevi” en yapılmaz, en iğrenç şey kılacaktır.Sınır koymak dedik, peki ya sınır koymazsak neler olur?

cevap: OYUN BAĞIMLILIĞI!

Oyun bağımlığı denildiğinde iki tip bağımlılık türüyle karşılaşıyoruz:

Birincisi tek kişilik oynanan bilgisayar oyunları, örneğin prensi kurtarmak vb. oyunlara bağımlılık,

İkincisi ise 3 5 kişinin beraber katılımıyla gerçekleşen oyunlara bağımlılık…

Peki Bağımlılık olduğuna ne zaman karar veririz?

Oyun bağımlılığını  anlamak için duygusal ve fiziksel bazı işaretler vardır:

Duygusal semptomlar:

  • Kişi oyun oynayamadığında huzursuz hisseder.
  • Yakın geçmişteki oynanan oyunla ilgili zihinsel meşguliyet içinde olur ya da gelecek bölüm ile ilgili endişe duyar.
  • Çocuk oyun için harcadığı zamanı aile üyelerine yalan söyleyerek küçültür (ör. 10 saat oynar ama 2 saat oynadım der).
  • Diğer insanlardan daha çok oyun oynayabilmek amacıyla izole olur.

Fiziksel Semptomlar:

  • Yorgunluk, uykusuzluk
  • Yoğun konsantrasyon sebebiyle göz sulanması ya da baş ağrısı
  • Aşırı bilgisayar mouse ya da joystick kullanmak sebebiyle ortaya çıkan Karpal tünel sendromu (el bileğinde sinir sıkışması)
  • Özbakımda düşüş (dişlerini fırçalamaz, saçlarını taramaz vb.)

Yukarıda belirtilen bu semptomlar en az iki hafta süreyle devamlı olarak bu semptomları gözlemliyorsanız bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

Tabii şunu da unutmamak gerekir, ebeveynler kendileri gün boyu sosyal medyada, tv başında ya da oyun oynayarak zaman geçiriyor ve çocuğunu oyun oynamaması için uyarıyorsa bu anlamsızdır. Her şeyden önce doğru rol model oluşturmak gerekir.

Tek bağımlılığınız sevgi olsun, Sevgiyle kalın…

Psk. Ayşe Kaya Göktepe

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.