MAKALELER

Performans Kaygısında Etkili Çözümler Üzerine Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan Söyleşi

Performans Kaygısında Etkili Çözümler Üzerine Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan Söyleşi

Performans Kaygısında Etkili Çözümler Üzerine Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan ile Konuştuk

Gençlerin önünde yine onların hayatını ciddi oranda etkileyecek bir sınav var. Girecekleri sınavda yerleşecekleri bölümler ile hayatlarını büyük oranda şekillendirmiş olacaklar. Gençlerin böylesine önemli bir dönüm noktasından geçecek olmaları ciddi oranda bir endişeye sebep oluyor ve ortaya sınav kaygısı çıkıyor. Gençler bu kaygı sebebiyle ciddi problemler yaşıyor. Bu konuda merak edilenleri Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yrd. Doç Dr. Serdar Alparslan’a sorduk.

Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan; ilk ve orta öğretimini Samsun da tamamlamıştır. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1995 yılında “Tıp Doktoru” ünvanı ile mezun olmuştur. 2 Mart 2000 tarihinde uzmanlık eğitimini de tamamlamış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı uzmanı olarak aynı tarihten itibaren yardımcı doçent kadrosu ile Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesine öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını yürütmüştür. Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan; Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde bir çok makalesi yayınlanmıştır. Koruyucu ruh sağlığı ile ilgili bir çok projede aktif görev alan Alparslan; eğitici ve yönetmen olarak paneller ve çalışma toplantıları düzenlemiştir.

SADECE PSİKOLOJİ: Bazı bireylerde sınav kaygısının daha yüksek kimilerinde daha düşük oluşunu neye bağlayabiliriz?

SERDAR ALPARSLAN: Burada birkaç sebep olabilir. Bu gençlerin bazıları kaygıya daha meyilli oluyor. Özellikle performans kaygısı olan çocuklar, performans gerektiren durumlarda fazla kaygılanıp endişelenebiliyorlar. Sınava çalışma yöntemleri bazı aileler özellikle dershaneler, öğretmenler çocukların kaygısını arttırabiliyorlar. Mesela normal lise ya da ortaokul derslerinde sınavlarında kaygısı olmayan çocuklar bu sınavlarda kaygılanabiliyor çünkü bir taraftan gelecek kaygısı var. Mesela ailelerin negatif tutumları. Mesela bazı gençler pozitif pekiştireçlerden daha fazla faydalanırlar. Bizde daha bir negatif pekiştireç dyebileceğimiz. Bu olmazsa şuolur gibi klasik niversiteyi kazanamazsan aç kalırsın ilte kötü bir esleğin olur gibi öğretmenlerin sizden adam olmaz gibi sözler performans kaygısı olan çocukları daha fazla etkileyip kaygılarını arttırıyor. Ne oluyor program yapıp önündeki derse çalışması gerekirken çok sonuca odaklanıyor. Sürece odaklanamıyor. Bu da yoruyor gençleri ve artık kaygının komplike olmasına neden oluyor. Depresyona bile yol açabilir. Çünkü ne olur tükenmişlik olur çaresizlik hisseder. Travma etkisi bile yapabilir. Tabi burada aileyi yönlendirmek, okulların çocukları gevşetecek yöntemleri bilmesi gerekiyor. Kişiden kişiye farklı hareket edilmesi gerekiyor.

SADECE PSİKOLOJİ: Bazı problemlerin oluşmasında farkında olunmayan psikiyatrik problemler olabiliyor. Sınav kaygısını yükselten psikiyatrik durumlardan bahsedebilir miyiz?

SERDAR ALPARSLAN : Kaygı Bozuklukları yekpare bir durumdur. Nasıl çıkacağı belli olmaz. Beynin kaygı ile ilgili bölgelerinde yaygın anksiyete bozukluğundan seperasyon anksiyetesine kadar hepsi kaygıdır bunların. Mesela küçükken annesinden ayrılmakta zorlanan bağlanmakta problemi olan çocuklar ileride daha fazla kaygılı olabilir. Ya da opsesyonu olan gençlerde bu tip sınav kaygıları olabilir. Çünkü ayrıntıcı düşünür ister istemez. Çok fazla geleceği umursamayan çocuktan kaygı beklemezsin. Onun dışında yine yaygın anksiyete bozukluğu olan kişilerde performans kaygısı yüksektir. Genel olarak kaygı bozukluğu olan kaygıya yatkın gençler performans kaygısına da yatkın oluyor.

SADECE PSİKOLOJİ: Sınav kaygısının ve diğer kaygıların hayatı ciddi oranda etkileyecek kadar yoğun olduğu durumlar var. Bu durum nasıl yönetilebilir?

SERDAR ALPARSLAN: Kaygıları ortadan kaldırmak için kaygı oluşturan faktörleri en azından kişinin kontrol edebilmesini sağlamak önemlidir. Kaygı, kontrolü kaybetme korkusudur. Kendi kontrolünün dışında bir şeylerin gelişmesi kaygıyı arttırır. Doğal olarak da kişiye kontrolünü kaybetme hissini verecek ortamları azaltmak gerekir. Şahısı aile içinde veya dışarıda güçlendirmek adım adım kontrolü sağlayabileceğini, adım adım başarısının yükseldiğini göstererek geri bildirimlerle kişiye psikolojik bir eğitim veriliyor. Okullarda da öğretmenlerle çalışılıp bu yapılabilir. Onun dışında da davranışçı terapiler de yapılabilir. Bilinçlendirmek, bilgilendirmek, kaygıyı anlatmak, sınav istemini anlatmak, gencin sınav üzerinde kontrol sağlayabileceğini anlatmak kaygıyı azaltacaktır. Psikoterpiler de önerilir. Başka ülkelerde böyle zor sınavlar pek yok. Bizim gençler için bunlar travma oluyor. Yani sınava girecek her çocuğun psikologa gitmesini istiyoruz. Okullarda bu hizmetin verilmesini istiyoruz. Ailelere eğitim verilmesini istiyoruz. Çocuklar çok fark etmeden bu kaygılar başlıyor. Hafif kaygılar belki yönetilebilir oluyor ama yoğun olunca da çocuk sınavdan vazgeçiyor.

SADECE PSİKOLOJİ: Bazen ailelerin çocuklardan daha fazla kaygıya sahip olduğunu görebiliyoruz. Ailelerin bu tutumlarını neye bağlayabiliriz? Ve neler önerirsiniz?

SERDAR ALPARSLAN: Gençlerin en fazla güvendikleri ailelerdir. Aileler de bir şeyden çok fazla kaygılanırsa genç tabiî ki kaygılanır. Ama aile dehşet tepkisi gösterince travmatik şey daha fazla travmatik olur. Gençlerin kaygılarının artmaması için ailenin de kaygısının artmaması gerekiyor. Ailenin sınavdan beklentileri artınca, sınava karşı olan düşünceleri çarpık olunca sınavın bir son olduğunu düşündüklerinde çocuklar da öyle hissediyor. Aileyi eğitip bu kaygıyı yaşamamalarını sağlamak, çocuğa da yansıtmamalarını sağlamak gerekiyor. Aile çocuğunun ne kadar başarılı olabileceğini az çok tahmin edebilir. O zamana kadarki eğitim başarısına göre okullara alınan ülkeler var. Bu da zaten yeterlidir. Ailenin mantıklı olmayan beklentisi çocukta baskıyı arttırarak başarıyı düşürür. Çocuğun çok iyi olmasını beklerken aslında ortalama iyi bile olamıyor. Kaygıyı beklenebilir bir seviyede tutup beklenebilir bir başarı hedefi koymak gerek. Herhangi bir kaygı objesi neyse sınav da onlardan birisidir. Sınav kaygısı olmaz başka bir şekilde ortaya çıkar. Üniversiteyi bitiren gençler de kaygılı esasında, iş bulabilecek miyim, diye. Ailenin sınav kaygısı dinamikleri bu alanda da devam ediyor. Tetikleyici etken her ortamda bulunabilir. Kaygıya yatkın insanlarda her zaman bir kaygı nesnesi ortaya çıkabilir. Sağlıklı yönetmek gerekir kaygıyı.

Psk. Seda Nur Bilici

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.