MAKALELER

Takıntıları Olan Biriyle Yaşamak

Takıntıları Olan Biriyle Yaşamak

Eğer sizin de ailenizden, arkadaşlarınızdan veya çevrenizden birinin takıntılarıyla başı dertteyse, onu biraz anlamak ister misiniz? Gelin şimdi takıntıları olan bu insanları, daha iyi anlayabilmek için kısa süren bir uygulamayla başlayalım ve onlarla empati kuralım.

 

“Beyaz renkli, küçük ve sevimli bir tavşanı lütfen düşünmeyin, o tavşanı düşünmeyin, sakın aklınıza o beyaz tüylü tavşanı getirmeyin” diye bir yönerge alsanız, size 30 saniye süre verilse, düşünmemeniz için. (lütfen deneyin, 30 sn.)

 

Göreceksiniz ki o küçük beyaz tavşan bir türlü zihninizden gitmeyecek. Ne kadar çabalasanız da başka şeyler düşünmeye ve unutmaya çalışsanız da, zihninizde o küçük beyaz tavşanın imajı kalacaktır. Aslında bu durum zihin mekanizmasının işleyiş şeklini yansıtmaktadır ve doğaldır. Bu yüzdendir ki unutmaya çalıştıkça daha çok hatırlarız.

 

Takıntıları olan insanlar da böyledir. Bu istenmeyen düşünce küçük beyaz tavşan değil de, ya çocuğumun başına bir şey gelirse, ya aklımı kaçırırsam, ya bakteriler çoğalır ve hastalanırsam, ya bu yüksek yerden kendimi atarsam, ya arabayı daha hızlı sürüp kaza yaparsam, ya zihnimden geçen bu şeyleri yaparsam, ya söylememem gereken şeyleri en olmadık yerde söylersem, ya saygınlığımı yitirirsem, ya sorumluluklarımı tam olarak yapamazsam… gibi düşünceler olsun ve diyelim ki 30 saniyede 3 kez aklımıza geldi bu düşünceler , o zaman 1 dakikada 6 kez, 1 saatte 360 kez, 10 saat ayaktayız, bu nedenle gün içinde 3600 kez çoğaltabileceğimiz bu örnek cümlelerle meşgul oluruz.

Dolayısıyla kaçındığımız, olmasını istemediğimiz o kabusla gün içinde çok defa yüz yüze kalırız. Endişeyi arttıran, tekrar eden düşünceler, dürtüler ve imajlarla her günümüz saplantılı bir hal alabilir. Her günü aynı günmüş gibi yaşamaya başlarız ve hayat gerçekten çekilmez olabilir.

 

Ayrıca bu kişiler genellikle ailelerinden veya arkadaşlarından onay alma eğiliminde olabilirler. Ellerim temiz değil mi, ben inançlı bir insanım değil mi, kutsal değerlere karşı hürmetsizlik etmem değil mi, çocuğuma zarar vermem değil mi, eşime bunu yapmam değil mi, mikroplar yüzünden ölümcül bir hastalığa yakalanmam değil mi… gibi sorular sorarlar. Bu şekilde garanti arayıcı bir tutum sergilerler. Çünkü defalarca kontrol etseler de bir türlü emin olamazlar ve yakınlarından teminat alırlar, bu sorularla.

Eğer bu özellikler size tanıdık geliyorsa, yani obsesif düşünce, görüntü ve dürtülerden şikayeti olan birileri varsa etrafınızda, bunlardan alacakları destekle kurtulabileceklerini onlarla paylaşın ve psikolojik tedavi için onları yüreklendirin. Sağlıcakla kalın.

Psk. Merve Özcan

© 2014 Bahar Psikoloji Danışmanlık, Eğitim ve Yayıncılık A.Ş.